Kopenhag Vakıf Binamızın Durumu ile ilgili 11. Fetva

Kopenhag Vakıf Binamızın Durumu ile ilgili 11. Fetva

Mısır El Ezher Üniversitesi İslam Hukuku Bölümü Mezunu Konya’da Müderris İsmini Vermek İstemeyen Bir Hocamız

Soru:
Birçok yerde şubeleri olan, kurucusu ve idare meclisi olan, bağış ve hibelerle kurulmuş olan bir vakıf vardır. Bütün şubelerde bu vakıfta hizmet veren herkes vakfın idare meclisine ve kurucusuna tâbi olmaktadır ve idare meclisinden çıkan kararlara bağlı kalmaktadırlar.
1. Bu vakfın şubelerinin birinde bazı kişiler vakıftan ayrılmaya ve tek başlarına çalışmaya karar verseler, bu şube için önceden verdikleri ya da halktan topladıkları malların tamamını veya bir kısmını geri almaları caiz olur mu?
2. Bizim sayımız daha çok ve “Biz hizmet için para topladık, vakıf adına değil” deseler ve bir çok kimsenin parası ile alınmış olan vakfın binasında hak sahibi olduklarını iddia etseler bu iddiaları kabul edilir mi?
3. Birisi için toplanan para ona verildikten sonra “onun için vermedim” denilebilir mi? Denilirse bu iddia kabul edilir mi?
4. Vakıflardan bazı kimseler ayrıldıklarında vakfın ismi ile toplanmış paraların ve mülkün bir kısmını isteyip biz ayrı bir vakıf kuracağız, bu parayı orda kullanacağız derlerse kabul edilir mi?

Cevap:
Bu ayrılan kişiler, özel mal ile vakıf malını birbirine karıştırıyorlar. Vakfa bağışladıkları, ya da vakıf için topladıkları parayı kendi malları zannediyorlar, bu büyük hatadır.
1- Vakıf için verdikleri ve topladıkları hiç bir parayı geri isteyemezler, hatta bunun için özel sarf ettikleri emeğin bedelini de isteyemezler.
2- Vakfa gelen para ne adla gelirse gelsin vakfa aittir. Ancak, zekât için toplanmışsa, zekât mallarının gideceği yerlere harcanacağından diğerlerinden ayrılır ama veren ve toplayanların mülkiyetinde kalmaz.
3- Başlangıçta kim için toplanmışsa, neye niyet edilmişse, o ,onun için olur. Verildikten sonra niyet değiştirilemez.
4- Vakıftan ayrılırken hiçbir şey talep edemezler. Çünkü onlar, ne malın mülkiyetine sahiptirler ne de vakıftan ayrıldıkları için malın velayetine sahiptirler. Ancak vakıfın; toplanan mallarının şeri ölçüler içinde harcamasını talep edebilirler. Eğer şer’i ölçülere göre vakıf harcama yapmaz, onların uyarısını da dikkate almaz ise, işi Allah’a havale ederler. Onlara bir sorumluluk düşmez. Onlar şunu iyi bilsin; vakfa toplanan mal, şirketlerde olduğu gibi, kişisel bir mülk değildir. Bu malı kişisel mülkü gören birinin, vakıfta çalışması da, ayrı bir vakıf kurması da caiz değildir. Vesselâm.

11 Şubat 2017
199 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM

  1. NACİ GAZİANTEP dedi ki:

    BU FETVAYI VEREN HOCAMIZDAN ALLAH RAZI OLSUN. BİR KONU ANCAK BU KADAR NET VE KESKİN İFADE EDİLEBİLİR. ALPARSLAN KUYTUL HOCAMIZ ALLAH’IN VERDİĞİ İLİM İLE HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ YİNE HAKLI ÇIKTI. ALLAH SİZİ VE SİZİN GİBİ ALİMLERİ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN. SELAM VE DUA İLE.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?