Çarşamba Dersleri
Adana
Konu: Azgın Medeniyet
Konuşmacı: Alparslan Kuytul Hocaefendi
Mobil İzle

Kopenhag Vakıf Binamızın Durumu ile ilgili 9. Fetva

Oca 24, 2017 | Kategori: Vakfımızdan Haberler | 0 yorum

Soru:
Birçok yerde şubeleri olan, kurucusu ve idare meclisi olan, bağış ve hibelerle kurulmuş olan bir vakıf vardır. Bütün şubelerde bu vakıfta hizmet veren herkes vakfın idare meclisine ve kurucusuna tâbi olmaktadır ve idare meclisinden çıkan kararlara bağlı kalmaktadırlar.
Bu vakfın şubelerinin birinde bazı kişiler vakıftan ayrılmaya ve tek başlarına çalışmaya karar verseler, bu şube için önceden verdikleri ya da halktan topladıkları malların tamamını veya bir kısmını geri almaları caiz olur mu?
Bizim sayımız daha çok ve “Biz hizmet için para topladık, vakıf adına değil” deseler ve bir çok kimsenin parası ile alınmış olan vakfın binasında hak sahibi olduklarını iddia etseler bu iddiaları kabul edilir mi?
Birisi için toplanan para ona verildikten sonra “onun için vermedim” denilebilir mi? Denilirse bu iddia kabul edilir mi?
Vakıflardan bazı kimseler ayrıldıklarında vakfın ismi ile toplanmış paraların ve mülkün bir kısmını isteyip biz ayrı bir vakıf kuracağız, bu parayı orda kullanacağız derlerse kabul edilir mi?

Cevap:

Bugünkü vakıf anlayışlarının bir kısmı -sorunuzdaki gibi- klasik vakıf anlayışıyla örtüşmemektedir. Vakıf nedir? Zengin bir kişi gayrimenkul yada -İmam-ı Muhammed’e göre- menkul varlığını ve bunların gelirlerini belirlediği amaçlar için kullanılmak üzere vakfeder, edebilir ve bu işler için bir mütevelli heyeti tayin edebilir. Esas vakıf denilince anlaşılan budur. Bir kaç kişinin bir araya gelerek kendileri ortaya bir şey koymadan ümmetten topladıkları mallarla kurdukları müesseseler birer yardım kuruluşlarıdır. Yöneticileriyse bağış almak için ne tür hesaplar açtılarsa topladıklarını o yollarda sarf etmek zorundadır. Ümmetin bağışçıları kimsenin kaşına gözüne değil; belirtilen hizmetler için vermektedir.
Bunun dışında ayrılmak niye ola ki?
Meşru bir neden söylenmedikçe içinde nefis hesabı olan adımların vebali olur.
Ve bu istekler kabul edilmez, kendisinin olmayan bir malı kişi nasıl talep edebilir? Edemez…
Özetle sorunuza bu şekilde cevap verebiliyorum. Allah rahatlık versin…

MEDRESELERDE YETİŞMİŞ FIKIH ALANINDA UZMANLAŞMIŞ

AYNI ZAMANDA EGE’DE BİR İLÇE’DE MÜFTÜLÜK YAPAN İSMİNİ VERMEK İSTEMEYEN BİR HOCAMIZ

Yorumunuzu Ekleyin

E-Posta adresinizi yayınlanmayacaktır.